Birkaç yıl sonra, belki 2 veya 3, çevremizde bulunan insanların dolaşırken telefonla konuşması pek de garipsenecek bir durum olmayacağını söylesem muhtemelen az sonra paylaşacağım verilerden ötürü yanılmam.

Sesli Aramalar Trendi 2 Yıl Önce Başladı

Bundan 2 yıl önce, 4 Kasım tarihinde Google Home duyuruldu. Google Home, biz kullanıcılar tarafından gerçekleştirdiğimiz sorgulara hızlı yanıt almak ve ilettiğimiz komutları yerine getirmeye olanak sağlayan bir teknoloji. Hayatını hızlı yaşamayı, vakti değerli ve bütçesi olan herkes için değerli ürün olsa gerek ki, tam 7 ay sonra Amerika’da Google uygulaması üzerinden yapılan sorguların %20’si sesli aramalardan gerçekleşti.

Google’da sesli arama özelliği 6 yıl öncesinde hayatımıza girmişti. 4 yıl boyunca kullanıcılardan gelen sesli aramaları özelleştirilerek, sonucunda Google Home ürünün çıkmış olması çok mantıklı bir hareket. Kullanıcıların alışkanlıklarını değiştirerek, hem daha kolay bilgiye erişilebilir hem de daha hızlı bir opsiyon sunuldu.

Sesli Arama Karşılığında Kişiselleştirilmiş Sesli Yanıt

Mobil kullanım devrimi ile beraber sesli aramaların trendi de son 2 yıldır gitgide artıyor. Eskiden Google’da yaptığımız sesli bir arama sonucunda sadece düz metin karşımıza çıkarken, şu an bütün cihazlar üzerinden Google Assistant’ımız sayesinde sesli olarak yanıt alabiliyoruz.

Google Assistant bizim ilgi alanımızı, önceden yaptığımız sorguları, ziyaret ettiğimiz web siteleri, bulunduğumuz konumu ve daha birçok bilgiye sahip. Bunun sonucunda yaptığımız her bir sesli aramalarda tamamen kişiselleştirilmiş yanıtlar alabiliyoruz.

Sıfır Tıklama Eylemi Son 2 Yılda %30 Arttı

Şahsen istediğim yanıtı direkt sesli olarak aldıysam ve beni tatmin ettiyse, detayları öğrenmek için web sayfayı tıklamadan eylemi tamamlayabilirim. Jumpshot’un clickstream verilerine göre, Google’da yapılan aramaların tıklamasız sonuçlanma (Zero-click) eylemi %30 civarında arttı. Tahmini sebebi ise, yapılan aramaların büyük bir kısmı hızlı yanıt alınabilecek sorgulardan (hava durumu, yemek tarifi, oranlar vb.) oluştuğundan kaynaklanıyor olabilir.

1 Yıl Sonra Sesli Aramaların %30’u Web Tarayıcısına İhtiyaç Duymayacak

Geçen haftalarda gerçekleşen BrightonSEO konferasında John Mueller, Google’ın aslında web sitelerinin trafiğini çalmadığını, aksine bilinirliğini ve değerini arttıracağını belirtmişti. Ancak durum tam olarak böyle değil, 2020 ve sonrasında kullanıcılar web tarayıcısına ihtiyaç duymadan aramalar gerçekleştiriyor olacak. Her ne kadar tahmini bir oran olsa da, %30 civarında olacağını ön görülüyor.

Peki SEO Nereye Gidiyor?

Sesli aramaların büyük bir oranı her ne kadar tıklamasız olarak sonuçlansa da, bu durumdan kazançlı çıkabilmek için farklı stratejiler kurgulanmalıdır. Hızlı yanıtları Google artık veriyor, bizim bunun aksine daha detaylı bilgiler arayan kullanıcıları hedeflememiz gerekiyor.

Brian Dian’ın blogunda paylaştığı araştırmaya göre, 900 milyon üzerinde analiz edilen içeriklerin, 1,000-2,000 kelime arasında olanlar sosyal medyada daha fazla paylaşıldığını yönünde. Ek olarak, 3,000-10,000 kelime uzunluğunda içeriklerin daha fazla referans bağlantı kazandığını açıkladı. Buradan elde edilen en değerli veri, uzun içeriklerin kısa içeriklere göre daha fazla ilgi gördüğü yönünde.

Google devamlı olarak gelişiyor, web sitesi sahipleri buna ayak uydurması kaçınılmaz. Kullanıcılara değer katan her bir detay önemli, veri odaklı ilerleyerek başarı elde edebiliriz.


If you want to read that tiny story in English, then I publish it on my Medium account. You can find there the “Future of Voice Searches and Impact on SEO” post.