Bildiğiniz üzere, Google her geçen dönemde kendini geliştiriyor ve kullanıcılara daha alakalı, daha kaliteli ve daha uzun ömürlü sonuçlar karşımıza çıkarıyor. Yıllar önce verilen arama sonuçları ile şimdikiler arasında okyanuslar kadar fark var.

20 Ekim’de, Digitalzone‘da gerçekleşen Fatih Özkösemen‘in konuşmasında Google ile ilgili birçok yenilik öğrenme fırsatı buldum. Fatih Özkösemen, Google’ın Search Quality ekibinde Analist olarak görev alıyor. Kendisi Türkiye’de olmasa da, Google’ın birçok platformunda Türkçe olarak destek veriyor. Yaptığı işten kısaca anlatmak gerekirse; Arama sonuçlarının geliştirilmesine ve kullanıcıyla en sağlıklı hizmeti verebilmek adına spam ve kötüye kullanıma karşı çalışmalar yapmaktadır. Aynı zamanda site sahiplerinin hızlı, mobil uyumlu ve güvenli siteler kurması adına destek vermektedir.

Digitalzone 2017 – Fatih Özkösemen

Peki Google son zamanlarda en çok hangi alanlarda yatırımlar yapıyor? Google kullanıcılarını memnun etmek için ne tür çalışmalar uyguluyor? Google’ın web site sahiplerinden beklentileri nedir? Fatih’in konuşmasından aldığım notlar Google ile daha dostane bir ilişki kurmak adına her şey bulunuyor.

  • Google’ı aslında bir televizyon olarak görebilirsiniz. Bir tarafta web site sahipleri varken, diğer tarafta bu içerikleri tüketen kullanıcılar var.

Eşleşen arama terimlerini anlama:

  • Google eş zamanlı kelime terimlerini anlamaya yönelik çalışmalar yapıyor. Örneğin; “cs” diye arandığı zaman kullanıcının “computer science” mi yoksa “counter strike” ile ilgili sonuçları mı almak istiyor? Ya da “bomonti” diye arandığı zaman, yer konumu mu içecek tüketimi olarak mı yoksa sonuçlar almak istediğini öğrenmek istiyor. İşte Google arama motoru bununla ilgili kullanıcıları anlayıp, buna yönelik sonuçlar çıkarmaya çalışıyor.
  • Google’ın bir diğer en büyük atmaya çalıştığı adım ise, daha doğru içeriği anlayabilme mekanizması. Bilinen yapıları, kişileri, yerleri vs. şeyleri daha iyi anlayabilmesi ve kullanıcıların karşına doğru bir şekilde çıkarabilmesi için algoritma geliştiriliyor. Örneğin; Ankara Türkiye’nin veya Moskova Rusya’nın başkenti olduğunu anlıyor ve alakalı içerikleri seçerken bunu analiz edip, ona göre ilgili sonuçları kullanıcıların karşına çıkarıyor.

Arayış ile Arama arasındaki farklar:

  • Arayış” ile “Arama” arasında dağlar kadar fark var. Yemek tarifi arayan ile maç sonuçları arayan bir insanın farklı sonuçlara ulaşmak istiyor. Yemek tarifi arayan insan, görsellerle zenginleştirilmiş içerikler görmek isterken, maç sonuçları arayan insan sadece buna odaklı sonuç almak ister. Google aslında bu alanda kullanıcıların ne istediğine bağlı olarak doğru içeriklerle beslemeye çalışıyor.
  • Google birçok araçla entegre olmuş durumda. Örneğin uçak bileti ararken hazırda almış olduğu uçuş planı varsa, bunun bilgilerini ona doğrudan sunuyor. Ya da çalan sesi anlayabilmesi için Shazam ile entegre edildi. “Shazam this song” diye sesli arama yaptığınız zaman Shazam ile entegre edilmiş şekilde size o sonuçları Google’ın kendisi verebiliyor.
  • Makina öğrenme aslında basit bir şey; bir algoritmanın, bir şeyi daha hızlı öğrenmesini sağlayan bir araçtır. Örneğin; köpek veya kedi görseli diye aratıldığı zaman makine öğrenme ile bunu kolayca ayırt edebiliyor.

Google’ın bir arama terimini görmeden ve gördükten sonra yaptığı şeyler:

1. Aşama: Crawl > Analyze > Index

  • Crawl: Belli sıklıklarda, belli siteleri ziyaret edip içerikleri okumak.
  • Analyze: İçeriği analiz eder. Sayfada hangi kelimeler var, sayfa ne hakkında olabilir, sayfa hangi dilde, içerisinde adres, kişiler veya bir başka şeyler var mı bunları ayrıştırıp, parçalara ayırıyor.
  • Index: Yukarıdakileri yaptıktan sonra index’e kaydeder.

2. Aşama: Understand > Retrieve > Score > Adjust

  • Understand: Arama terimi, kullanıcının niyeti ve context’in anlaşılması adımı.
  • Retrieve: Arama terimi ile ilgili olabilecek sayfaların index’ten çarılması aşaması.
  • Score: İlgili olabilecek bu sayfalar, göz önünde aldığımız 200’den fazla sinyale ışığında bir score’a göre sıraya sokuluyor.
  • Adjust: Score verilip sıralandıktan sonra, son düzenleme yaptığımız aşama, arama sonuçlarının çeşitliliği, spam algoritması vs. bu aşamada devreye giriyor.

Kaliteli siteleri anlama ve kullanıcılara doğru sunuçları sunma:

  • Google algoritmaları geliştirmeye başlamadan önce kendimize şu soruları soruyoruz: Alışveriş yapacak olsanız, kredi kartınızı verir misiniz? Web sitede yer alan içerikler kullanıcılar tarafından mı oluşturulmuş yoksa konu ile ilgisi olmayan alelade kişiler tarafından mı oluşturulmuş? Bu sayfadaki içerikler derinlemesine ele alınmış mı yoksa sadece popüler arama terimlerine göre mı oluşturulmuş? Sağlıkla ilgili bir tavsiye almak istediğinizde aklınıza gelen ilk web site bu olur mu? gibi birçok sorular. Algoritmaları oluştururken ilk sorduğumuz sorular bunlardır. Web site sahipleri bunları mutlaka düşünebilmeli ve uygulayabilmeli.

Bu konuyu daha iyi anlayabilmek için Google Webmaster Türkçe blogunda yayınlanan makaleyi okuyabilirsiniz.

Algoritmik ve Manuel ceza işlemleri:

  • Web sitelere ceza uygularken ihtimale göre ya Algoritmik ya da Manuel işlem yapılır. %95’i ve üzerindeki web sitelerin ceza durumunu algoritmik olarak ele alıyoruz.
  • Eğer ki web sitenize ceza geldiğini düşünüyorsanız ve bunu Google Search Console tarafında herhangi bir mesajla göremiyorsanız, manuel işlem gelmemiş demektir. Karşılaştığınız problem yazılımsal veya teknik olabilir, buna bakılması gerekiyor.

Google Search Console aracı:

  • Search Console, Google arama motorunun site sahiplerinin kim olduğunu bilmek ve onlarla iletişim kurabilmek için kullandığı tek resmi araçtır. Yakın zamanda Search Console ile ilgili birçok yenilik getirdik. Karşılaştığınız problemleri eğer giderdiyseniz artık bunu Google’ın ürün geliştiricileri ile iletişime geçerek kontrol etmesini sağlayabilirsiniz. Örneğin; Search Console tarama hatalarında 404 hata sayfaları görünüyor ama siz bu sorunu çözdünüz. Bunu artık bildirebilir ve hızlı bir şekilde güncel sonuçlar alabilirsiniz.

Mobile First Indexing kavramı:

  • Arama trafiğimizin %50’sinden fazlası mobil’den geliyor. İşte biz aslında bu yüzden Mobile First Indexing kavramını ortaya çıkardık. Web sitenizi değerlendirirken artık mobil versiyonunuzu daha fazla önemseyeceğiz. Masaüstü ve mobil verisyonunuz (yani Responsive tasarıma sahipseniz) içerik ve özellik bakımından birbiriyle aynı ise bu değişiklikten etkilenmiyorsunuz.
  • Eğer sizin masaüstü için web siteniz var ama mobil versiyonunuz yoksa; Mobil’deki kullanıcıları önemsemiyor musunuz yoksa bu içerik önemsiz mi? Google bunu gözlemleyerek değerlendirir.

Googlebotu’nun tarama istatistiği:

Sunucunuzun eğer yavaş ise, Googlebotu web sitenizi daha az taramaya başlıyor. Web siteniz ne kadar hızlı çalışırsa Googlebotu da o kadar gezinme süresini artırır.

Google My Business özellikleri:

  • Google’ın son zamanlarda oldukça hızlı gelişmeye devam eden ürünlerden birisi de Google My Business. Web siteniz olmasa bile, GMB tarafında işletme kaydınız yaparsanız basit bir landing page oluşturarak, size nasıl ulaşabileceğini, ürünlerinizi gösterebileceğiniz ve daha birkaç özellikle kolayca oluşturmanız mümkün.

Referans bağlantıların değeri:

  • Google aslında birçok referans bağlantıları es geçiyor. Siz her ne kadar sektörle ilgili referans bağlantılar almaya çalışsanız da onlar için “sektör ile ilgili” gibi bir kriteri değil, daha çok doğal olması mühim.

Sahte işlemlerle ilgili mücadele:

  • Her ne kadar ürünle, içerikle veya sayfanızla ilgili yorumlar alsanız da, bunların aslında gerçek kullanıcılar tarafından yapılmış olması gerekiyor. Google, sahte yorumları ve yıldızlı oylamaları anlamaya yönelik algoritma geliştirmeleri yapıyor.
Fatih Özkösemen konuşması ve sunumu ile ilgili Digitalzone’daki tweetleri: