Buralı mısın? Öyleysen geçen yıl Kasım ayından itibaren yeni bir yazı yayınlamadığımı bilirsin. Daha doğrusu yayınlayamadığımı, bir türlü vakit ayıramadığımı. Bunu bilmiyor ve eğer yeni ziyaretçiysen bu süre içerisinde epey meşgul olduğumu söyleyebilirim. Öylesine yazıp geçmek istemediğim birçok içerik konusu olmasına rağmen sonunda vakit ayırıp kendimi geliştirdiğim bir alanla ilgili yazı yayınlamak istedim.

Son birkaç ay içerisinde kendimi Kullanıcı Deneyimi (UX) konusunda geliştiriyorum. Daha öncesinde merakım vardı ama bu aralık içerisinde hiç bu kadar araştırma ve uygulama yapıp kendimi geliştirmemiştim. Yıllardır SEO içinde olmama rağmen hiç bu kadar UX alanına kaydığımı görmedim. SEO için gerekli teknik konuları düzenleyeyim derken “bu acaba kullanıcıya ne kadar faydalı olur” sorusunu sormadan kendimi alıkoyamıyorum.

Yeni bir hedef kitle elde etmeyi düşüyor ve keşiflere dağılıyorsanız kullanıcıları önemsememek en büyük eksiklik olabilir. Google, gittikçe kullanıcıların hareketlerini değerlendirerek web sitelerinin arama sonuçlarındaki konumunu güncelliyor. Peki, Google kullanıcıya yararlı bir web sayfası ve kaliteli bir kullanıcı deneyimi olup olmadığını nasıl karar veriyor? İşte tam bu soruda içeriğimin konusu devreye girdi.

Kullanıcı deneyimini tasarlarken “bencelerden” kurtulup, verilerini iyi analiz edebilmek ve ona göre bir yapı oluşturmak gerekiyor.

– İrfan Gürvardar

Bu söze katılmamak elde değil. Geçenlerde SHERPA’nın YouTube kanalında denk geldiğim bir videoyu izlerken dikkatimi çeken birçok detay oldu. Her ne kadar UX alanında deneyimli olursanız olun, müşteriler bu alanda size ders verebilecek potansiyelde uzmandırlar. Müşterinin her adamını takip ederek web sayfanızdaki gerekli tüm alanları iyileştirmek size çok daha doğru bir sonuç elde etmenize olanak sağlar. İzlediğim videoyu sizinle de paylaşmak istiyorum.

Sizi neden tercih etsin?

Kullanıcı sizi neden tercih etsin?

Yeni bir hedef kitleyi elde etmek istediğimizi tekrar hatırlatmak isterim. Zorlu mücadelelerden birisi de, önünüzde olan markalar sizden çok daha üstün marka bilinriliğe sahip olabilir. Burada yapmanız gereken en önemli hareketlerden birisi; onlardan daha çekici olmak.

  • Doğru başlık seçin

Önünüzdeki marka sizden çok daha iyi olabilir, hatta aranılan marka ürünün resmi web sayfası karşına çıkabilir. Ancak SEO deneyimlerime göre şunu iyi biliyorum, her zaman birinci sıradaki sonuç tıklanmayabilir. Dolayısıyla burada şansınızı artırmak istiyorsanız mutlaka sizi tıklamaları için teşvik edici başlık seçmeniz gerekiyor.

  • Başlığı temsil edecek bir açıklama

Birkaç ay öncesinde Google’ın resmi olarak duyurduğu açıklamaya göre arama sonuçlarındaki açıklamaların limiti 160 karakterden 230 karakterin üstüne çıktığını bildirdi. Buradaki amaç, kullanıcılara daha ayrıntılı bilgi sunabilmektir. Fırsatı avantaja çevirebilmeyi iyi bilmek lazım. Birkaç örneği görsel halinde paylaşıyorum.

Sizi neden seçsinler?

İki farklı dilde, iki farklı arama sonucu. Birinde “çorap” diğerinde “çay bardağı” ararken karşıma çıkan müthiş açıklayıcı cümleler beni tıklamaya doğru itiyor.

Kullanıcıya ne sunmak istiyorsunuz?

Sayfadaki gezinme süresini tavan yapacağım diye her yeri birçok alanla doldurmaya çalışmayın. Kullanıcının gözünde karmaşık bir sayfa olacağından dolayı sayfanızı hemen terk etme olasılığı yüksek. Olabildiğince sade ve sonuç odaklı bir sayfa oluşturursanız ziyaretçinin sizin müşteriniz olmasına yol açabilirsiniz. Yaşadığım birkaç örnek verecek olursam;

  • Ürün kategorisi

Kategoride yüzlerce ürün var ama aralarından sadece birkaç tanesi stokta bulunuyor. Gelen ziyaretçi sürekli ürün tıklayıp ama “stokta yok” alanla karşılaşmasındansa, küçük bir filtreleme ekleyip “stokta olan” ürünlerinizi görmesini sağlayabilirsiniz.

  • Ürün görselleri

Stokta çok istenilen bir ürün var ama ürünün görseli yok veya varolan ürünün görsel kalitesi oldukça düşük. Ziyaretçi bu aşamada markanıza olan güvenirliğini yitirecektir ve web sitenizi terk edecektir. Görselin boyutu büyük olacak diye kaliteli görsel eklememek çok yanlış bir seçimdir. Ürün sayfasının açılış hızını kötü etkilemeyecek bir boyutta getirip kaliteli görseller paylaşırsanız geri dönüşünü kat kat daha fazla olacaktır.

  • Ürün açıklamaları

Ürünün görseli var bu yeterli diye bir şey yok. Ürünün detaylarını başka yer aramaları yerine her detayını sayfanızda görmesini sağlayın. Ürüne hikayeleştirici ve tatmin edici açıklamalar eklemeniz ziyaretçiyi önemsemenizle eşdeğer. Beğendiğim iki örnek verecek olursam bunu ve şunu incelemenizi isterim. İki farklı kategoriden ürün örneği verdim, burada demek istediğim şey; her bir ürünün kendine ait hikayesi olabilir.

Kullanıcılardan ders alıyor musunuz?

Yukarıda da belirttiğim gibi, her ne kadar deneyimli olursanız olun, yeni bir hedef kitleye hitap edecekseniz onlardan öğreneceğiniz çok şey var. Yapacağınız her bir değişikliği ölçümleyebilmek elbette önemli ama real-time olarak kullanıcılardan feedback almak da önemlidir. Onlara yaşadığı deneyim hakkında sorular sorun, size nasıl tavsiyeler vermek istediklerini öğrenin. Memnunlar ise onlara belirli bir oranda indirimler sağlayın. Bu sayede çok daha fazla satış gerçekleşecektir. Kullanıcı feedback’leri konusunda bu yazıyı okumanızı öneririm.

Sonuç

Google, nelerin kullanıcının işine yaracağını anlama kısmını büyük yatırımlar yapıyor. Ancak, her ne kadar yatırım yapsa da henüz mükemmel bir arama motoru değil. Google mükemmel bir arama motoru olsaydı her gün kendi algoritmasını güncellemek zorunda kalmazdı. 2010 yılında bile Google arama motoru algoritmasında 500’ün üzerinde değişiklik gerçekleştirdi. Yılımız 2018, bu sayının ne kadar arttığını siz düşünün.


Kaynaklar: 1, 2, 3, 4