Beni ‘iyi‘ tanıyanların çoğu NASA‘ya ne kadar çok ilgi duyduğumu bilir. Özellikle Astronomi ve Uzay Bilimleri hakkında sürekli kendimi geliştirmek peşindeyim. Tanımayanlar da, benim hakkımda bölümünü okuyarak az çok anlayabilir.

Twitter’ın arama kutusuna “Astronomi” ile ilgili bir şey araştırmıştım, karşıma Umut Yıldız adında bir Astrofozikçi çıktı. Hem de NASA’da çalıştığını görünce epeyce heyecanlandım ve kendisiyle alakalı bilgiler araştırıp bunun doğru olduğunu sonucuna vardım. Kendisini detaylıca araştırırken bir şey dikkatimi çekti… O da gençlere ve özellikle NASA’ya ilgi duyan herkese yardımcı olduğunu gördüm.


Sonra ne mi yaptım? Elbette röportaj yapıp hem kendisini tanımak hem de merak ettiklerimi sormak istedim. Öğrendiğim kadarıyla kendi hakkında bilgi vermeyi pek sevmiyor, ben de bunu doğal olarak karşılayıp diğer sorularımı aktardım… Eminim okuyacağınız röportaj’dan keyif alırsınız! 🙂

NASA‘da çalışmak için mutlaka Amerika’da mı eğitim almak gerekir?

Dr. Umut Yıldız

Elbette hayır ama daha çok yardımcı oluyor. NASA’da hangi alanda çalışmak istediğinize göre de değişim gösteriyor. Örneğin bilim alanında çalışacaksanız bir yabancı olarak hiç sorun olmaz, çünkü malum bilim evrensel bir olay. Ama mühendisliğin bazı alanları elbette Amerikan vatandaşı olmayı veya yeşil kart sahibi olmayı gerektiriyor. Tabii bunların hepsi ne yapmak istediğinize bağlı. En önemlisi iyi bir eğitim geçmişiniz olması gerekiyor, hatta üniversite zamanlarındaki not ortalamaları dahi karşınıza çıkabiliyor. NASA’nın çalışma gruplarına yakın bir alanınız varsa veya disiplinlerarası birşeyleri birleştiriyorsanız elbette çok iyi olur.

Çocukluk hayalleriniz arasında NASA’da çalışmak var mıydı? Sonuçta İnsanlar kendini bulmak için önce hayallerini gerçekleştirmesi gerekir. Eğer öyle ise hayallerinize kavuşmanın duygusunu anlatır mısınız?

Evet, astrofizikçi olmaya çocukluk zamanlarımda karar vermiştim ama o sırada NASA’da çalışmayı hayal bile edemezdim. Çünkü özellikle lise çağlarımda bilgisayarlar daha yeni yaygınlaşmaya başlamıştı (elbette daha önceden vardı ama yeni evlere girmeye başlamıştı), hatta internetin ilk geldiği zamanları da hatırlıyorum. Öncesinde uzayla ilgili bütün gazete haberlerini keser biriktirirdim. O sırada ODTÜ’lü bir öğrenciyle tanışmıştım ve ben Çanakkale’de otururken, bana postayla NASA’nın uzay fotoğraflarının olduğu bir disket yollamıştı. Tabii beni çok etkilemişti bu.

Hayaller her zaman olmalı zaten, bence hatta insanın ulaşamayacağı kadar zor hayalleri olmalı. Çünkü hayal edersek hayallerimize ulaşma şansımız var, ama hayal etmezsek zaten hiçbirşeye ulaşamayacağız. Diğer yandan insanlar hayallerine ulaşınca da artık o hayal olmaktan çıkıyor, gerçek oluyor. Bence o zaman da insan hayalleri güncelleyip yeni bir hayal ile hayata devam etmeli.

Hep merak etmişimdir; Evrenin yaşı nasıl öğrenilir?

Evrenin yaşı özellikle son yıllarda uzaya gönderilen teleskoplar sayesinde her geçen gün daha da kesinleşiyor. Örneğin WMAP uydusunun 9 yıllık gözlemleri neticesinde evrenin yaşı 13.72 milyar yıl bulunmuştu, ama şimdi son gönderilen Planck adlı uydunun verileriyle artık yaşının 13.82 milyar yıl olduğunu bulduk. Tabii bu görünen evrenin sınırı. Bu teleskopların en büyük özelliği mikrodalga ve radyo dalgalarında bütün yönlerde evreni tarayıp Big Bang’den beri kaldığı düşünülen kozmik arka fon ışınımını gözlemlemek. Bu gözlemler de neticede evrenin yaşını bulmamıza yarıyor. İşin güzel tarafı, bu tahmini o kadar iyi yapabiliyoruz ki, artık küsüratları bulmaya çalışıyoruz.

Dünya’da yaşayan insanlar dışında başka bir gezegende bir başka varlıkların olduğunu düşünüyorum. Bizden başka uzaylılar var mıdır, bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Evet aslında ben de biryerlerde bizden başka canlıların olduğunu düşünüyorum. Ama bunların ne ve nasıl oldukları hakkında çok şüphelerim var. Yani gelişmiş bir canlı mı, bakteri seviyesinde mi, bunun cevabını gerçekten kimse veremez şu anda ve spekülasyondan öteye gitmez. Ama Dünya’ya geldiklerini düşünmüyorum.

İlerideki yıllarda bizler insanların başka bir gezegene taşınabileceğimizi düşünüyor musunuz? NASA bu konu üzerinde çalışmalar yürütüyor mu?

Elbette başka gezegenlere gidebileceğiz ama taşınmak bayağı uzun sürecek gibi görünüyor. Özellikle şu anda hedefte Mars var. NASA ve bazı özel şirketler 2035’li yıllarda ilk insanın Mars’a ineceğini planlıyor. Tabii rutin yolculukların başlaması bence en az 100 seneyi bulur. Uçakla seyahat de aslında öyleydi, bugün uçakla rutin seyahat ediyoruz ama gelişim uzun zaman aldı. Mars her ne kadar şu anda çok popüler gözükse de Ay yeniden hedefe oturacak ve aslında ilk üssümüzü bence büyük ihtimalle Ay’a inşa edeceğiz.

İlham aldığınız yazarlar var mıdır?

Aslında biyografi okumayı seviyorum, özellikle Elon Musk, Steve Jobs gibi insanların hayatları beni çok etkiliyor. Öte yandan astronomi alanında Carl Sagan ve şu anda Neil deGrasse Tyson gerçekten ilham verici.

NASA’da ben de dahil olmak üzere çalışmak isteyenlere tavsiyeleriniz nelerdir?

Özellikle bilim ve teknik bölümlerde okuyanların şansı elbette daha fazla oluyor, çünkü her an ihtiyaç var. Ama dediğim gibi NASA dünyanın en disiplinlerarası çalışma yapan kuruluşlarından birisi. Burada çalışma yapmak için çok ilginç fikirleriniz olmalı ve bunun sadece NASA’da yapılacağını kanıtlamanız gerekiyor. Ya da var olan projelere katılabilirsiniz, bunun için de o proje grubundaki insanlarla önceden tanışmanız ve kendi potansiyelinizi göstermenizin büyük faydası olur. Özellikle üniversite yıllarınızda yurtdışı toplantılara katılın ve oralarda vaktinizi tanıdığınız insanlarla değil özellikle tanımadığınız insanlarla tanışmaya harcayın ve bağlantılar kurun. Bu bağlantıların zaten geleceğinize büyük katkıları oluyor.

Dr. Umut Yildiz / yildiz.space

Röportajımız buraya kadardı, okuduğunuz ve gösterdiğiniz ilgi için teşekkürler!