Sosyal Medya Pazarlaması (SMM) genelde her markanın büyümesine yardımcı oluyor. Daha doğrusu; Sen bu yazıya Facebook, Twitter, Instagram’dan veya bir başka sosyal mecradan ulaştıysan tam olarak budur.

Neden Sosyal Medya Pazarlaması (SMM) her derde deva değil?

  1. Her kitle yapılan reklamlarla ilgilenmeyebilir. Kimisi kişisel, kimisi işle, kimisi her ikisiyle de ilgili olabilir. Ama sosyal mecraların eğlence noktası genellikle gif’ler ve komik videolardır.
  2. Sosyal mecraların aktiflik durumu her zaman öngörülebilir değil. Her gün yeni bir kanal/marka yaratılıyor. Her marka birbirinden trafik çekmekle meşgul ve genellikle beklenmeyen sonuçlar verebiliyor.
  3. Sosyal mecralar her gün ne kadar büyüse de çoğu kullanıcı halen bunun dışında kalıyor.
  4. Sosyal medya pazarlaması ile her zaman kendi başına baş edemezsin.
  5. Sosyal mecralar dağlardan düşen kartopu gibidir. Bazen ya tamamen ortalığı batırır ya da yeni bir şeylerin ortaya çıkmasını sağlayabilir.

Sosyal mecralara başvurmadan trafik getirmenin 8 yolu

  1. Kullanıcıları adapte edebileceğiniz içerik üretmek. Sadece içerik mi kraldır? hayır. Görsel de kraliçedir. İçeriğinizi taçlandıracak en önemli unsur görseller, infografikler ve videolardır. İnternet’te helikopter de satabilirsiniz, bağcık da. Yeter ki içerik türleriniz doyurucu olsun.
  2. Alakalı kitle çekebileceğiniz blogları hedef alarak oraya konuk yazarlık veya bir başka yöntemle ilgi çekici içerik yapmak. Bunu yapamıyor olsanız bile kişisel veya markanıza ait kurumsal bloğunuzu aktif içeriklerle besleyin. Blog tutmanın gerçekten büyük avantajları olabiliyor, küçük-büyük marka hiç fark etmez.
  3. E-posta bülteni. Entrüman çalmayı bilmeseniz de vazgeçmemelisiniz, öğrenmelisiniz. E-posta pazarlaması yapmamanız bir nevi kaybedebileceğiniz onlarca, yüzlerce hatta yüz binlerce kitle olabilir. Hedef kitlenizi iyi tanıyıp onlara özel e-posta bültenleri hazırlayıp onları heyecanlandırın.
  4. Pazarlama darbeleri. Pazarlamanın pozitif etkilerinden faydalanın. En ilgisiz ürünü bile popüler hale getirebilirsiniz. Örneğin; Balta. Balta basit bir alet gibi görünebilir ama yapılması ne kadar uzun sürdüğünü bilen bir tek ustalardır. Buyrun kendiniz izleyin, öğrenin.
  5. Anında iş bitirici olun. Sitenizin hem mobil hem de masaüstü versyonları hızlı olmasını sağlayın. Site hızı hem kullanıcı hem de Google tarafından önemli bir kriterdir. Kullanıcıyı memnun etmezseniz ondan size hayır gelmeyecektir. Aynı şekilde Google için de geçerli; Google botları sitenizin ne kadar hızlı olduğuna bağlı olarak belirli süre geziyorlar. Yani siteniz yavaş ise, az bir süre gezer ve sıralamanıza olumsuz etken olabilir. Tam tersi, hızlı olursa, sizi ödüllendirebilir.
  6. Soru-Cevap, sözlük, forumlar ve benzeri platformlarda yer almaya çalışın. İlgili bir soru bulduğunuzda cevap verin veya o platformlara uygun, üyelerin ilgisini çekecek haberlerinizi paylaşın.
  7. Co-Marketing(Ortak Pazarlama) ile ilgilenin. Networking veya online ilişkiler kurun, nasıl isim verirseniz işte. Sadece işinize yarayacak çevre edinin, onlara kendinizi-işinizi tanıtın. Bu konuda dev başarılı bir girişimci olan Mark Zuckerberg’i örnek almanızı öneririm.
  8. Online pazarlamadan faydalanın; SEO, SEM, Mobil uygulama vb. Bu işi bilmiyorsanız uzmanlara danışın, sonrasında başınıza beklenmedik olaylar gelmesin.

Vermek istediğim mesaj “sosyal mecraları kullanmayın” kesinlikle değil. Kullanabilirsiniz elbette (Google için bir sıralama faktörüdür), ama kullanmadan da trafik getirebileceğiniz birçok yöntem var. Yukarıda belirttiklerim de şu sıralar oldukça yaygın olanlar arasında.

Görsel kaynağı: bilmiyorum (bilen varsa yorum olarak belirtebilir).