Bu röportajda oldukça pozitif ve aynı zamanda çok başarılı bir iş insanıyla tanışacaksınız. Kendisi bu zamana kadar birçok şirkette çalışmış olup, birbirinden zengin bilgiler topladı. Peki neyi bekliyoruz? Haydi neler varmış öğrenelim! 🙂

Selin Kılıç, sizi tanıyabilir miyiz?

1989 İstanbul doğumluyum. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler Bölümü’nden 2012 yılında mezun oldum. Okurken bir çok yerde staj yaptum. TÜHİD, Habertürk, Skytürk gibi.. Özellikle Türkiye Halkla İlişkiler Derneği’nde staj yapmak bir iletişim öğrencisi için harika bir fırsattı. Okulda 3. sınıftayken Nişantaşı Postası adlı yayında Reklam ve Halkla İlişkiler Koordinatörü olarak işe başladım. Sektör içinde olduğumuz için yeniliklerden ve son trendleri de göz ardı etmeden olmuyor tabi. O dönemde Kadir Has Üniversitesi’nde Sosyal Medya Uzmanlığı programı vardı ona yazıldım hemen. Bu alanda açılan ilk kurslardan biriydi diyebiliriz. Şimdi birçok sertifika programı var sosyal medya için.. Aslında o eğitim sosyal medya kariyerimin başlangıcı oldu.

Yaptığınız işler hakkında bahsedebilir misiniz? Hangi markalarla çalıştınız, görevleriniz nelerdi?

Kadir Has Üniversitesi’nde sosyal medya üzerine eğitim aldığım sırada Markafoni‘nin dikey e-ticaret sitesi olan MissPera’dan iş teklifi aldım. Benim için heyecan verici bir deneyim olacağı kesindi, öyle de oldu. Kariyerime o dönemin en güçlü e-ticaret sitesi ile başlamak harika bir fikirdi. Her şey tam düşündüğüm gibi oldu, öyle büyük ve güçlü bir yapıda harika şeyler öğrendim. Sina Afra zaten başlı başına başarı dolu bir isim!

Zaman zaman belirli markalara freelance destek verdim ve blog yazarlığı yaptım. Sosa restoranları, Hazinem Pırlanta, Corinne Hotel, aksesuar tasarımcısı Ayça Sytmen… Sosyal medya danışmanlıklarım zaman zaman devam etmekte.

2 buçuk yıldır Metglobal bünyesindeki Tatil.com’da Kurumsal İletişim ve Sosyal Medya sorumlusuyum. Aynı zamanda markanın Trend&Tatil adlı seyahat ve yaşam dergisinin Genel Yayın Yönetmenliği’ni yapıyorum. Dergimiz seyahat ve yaşam alanında oldukça keyifli ve tirajı yüksek bir dergi. Her sayı beni oldukça heyecanlandırıyor.

Bir kadın olarak, dijital medya sektöründe bulunmak nasıl bir duygudur?

Kadınlar yapısı gereği duygusal varlıklar aslında, durağanlık pek bize göre olamayabiliyor. Dijital medya sektörü de çok dinamik, her geçen gün yeni bir şey öğreniyorsunuz. Bu da biz kadınları tatmin eden bir duygu… Dijital ya da offline medya pek farketmiyor aslında, kadınlar kafasına koyduğu zaman istediğini alır. Ve bence medya sektörü kadına çok yakışıyor. İşin içinde iletişim varsa orada bir kadın dokunuşunun mutlaka gerekliliği vardır.

Sosyal medya sürekli yenileniyor. Bugün sosyal medya için belirlediğimiz stratejiler yarın tamamen değiştirilmesi gerekebilir. Peki siz sosyal medya planlaması yaparken en çok nelere dikkat ediyorsunuz? Ve bu stratejiler sürekli yenilenmeli ssdir?

Bir önceki soruda da belirttiğim gibi bu sektör çok dinamik ve eğer başarılı olmak istiyorsak kesinlikle yeniliklerin takipçisi olmalı ve onlara ayak uydurmalıyız. Temel bir stratejiniz varsa onun etrafında yenillikleri şekillendirebilirsiniz. Her durumda stratejinizi değiştirmek marka itibarı için de olumlu sonuçlar getirmeyebilir. Ama yenilikleri takip etmeden de başarılı bir sosyal medya yönetiminden bahsedemezsiniz. Sosyal medya yönetimi yaparken dikkat ettiğimiz unsurlardan biri de güncel olabilmek ve gündemi kullanıp içerik yaratabilmek. Ve sürekli online olmayı da atlamamalıyız tabi ki! Gözler her an açık olmalı 🙂

Bazılarımız gümünüzün neredeyse tamamını sosyal medya’da veriyoruz. Gündelik hayatından tamamen uzak bir yerdeyiz. Siz kendinize nasıl vakit ayırıyorsunuz? Boş vakitlerinizi nasıl değerlendirirsiniz? 🙂

Sosyal medyanın saati yok… Hep bunu söylerim. Mobil bir çağda yaşıyoruz ve hemen hemen her anımıza mobil cihazlar eşlik ediyor. Aslında bunun dozunu da kaçırmamak lazım. Durum öyle bir hal aldı ki neredeyse insanlar birbiriyle sohbet etmiyor, herkes sosyal medya hesaplarında ‘Neler Oluyor’un peşinde. Bunu ben de yapıyorum tabi ki. Ve bu benim işim olduğu için normal insanlardan belki de 2 kat daha fazla zaman harcıyorum.. Dediğim gibi sosyal medyanın saati yok. Her an markanız çevresinde bir kriz olabilir tetikte olmalısınız. İhtiyaçlara anında cevap verebilmelisiniz. Bundan arta kalan zamanlarımda geziyorum, fotoğraf çekiyorum ve alışveriş yapıyorum. Fırsat buldukça da seyahat etmeye çalışıyorum. Farklı kültürleri, şehirleri keşfetmek harika bir duygu.

Kendimce bir araştırma yaptım; Rusya’da dijital medya sektöründe bulunan kadınların oranı Türkiye’dekine göre oldukça fazla. Tahmin bir yüzde çıkarmak gerekirse, Rusya’da bu oran %75-80 arasında Türkiye’de ise %25 altıdır. Bu sektörü en iyi çözebilecek olan sizlersiniz. Neden mi? Bence kadınların yaratıcılığı erkeklere göre daha fazladır. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Çok yaratıcı erkekler de var öyle demeyelim 🙂 Bir çok şeyde olduğu gibi bu sektörde de yeniyiz ülke olarak bunun sebebi bu olabilir. Bu sektörde olup da başarılı olan çok Türk kadın var yeter ki imkanlar yaratılsın. Yaratıcılık konusunda belki bir tık daha ileride olabiliriz erkeklere göre ama son zamanlarda ülkenin yaşadığı durumlar, bazı olumsuzluklar ülkede çok farklı bir mizah anlaşıyını da ortaya koydu. Sosyal medya sayesinde bu yaratıcı insanlar ile de tanışma fırsatı yakalayabiliyoruz. Biraz önce de belirtiğim gibi biz daha duygusal ve karmaşık varlıklar olduğumuz için duygusallıkla birleşen yaratıcılık yönümüz bu işlerde başarılı olmamıza destek oluyordur mutlaka.

İyi bir yerde çalışmak, hayatından keyif almak isteyen biri, mutlaka üniversite bitirmeli midir? Örneğin; Acun Ilıcalı (Acun Medya kurucusu), Mr. Mark Zuckerberg (Facebook’un CEO’su), Mrs. Alexa Von Tobel (LearnVest şirketin kurucusu) Üniversite okumadan bıraktılar ve şuan Dünya’nın en zengin iş insanları arasındalar. Bu yetenek mi şans işi mi?

Tek gerekli olan şey bence inanmak ve cesaret etmek. İstemek. Önce başarmayı isteyecek, inanacak ve bunu hayata geçirmek için cesaret edeceksiniz. Gerisi zaten geliyor. Bunların yanında ‘şans’ dediğimiz o kavramın da bize yardımcı olması gerekiyor tabi. Şansın katkısını hiç bir zaman gözardı etmedim. Ama denemeden de şansın size yarıdm edip etmeyeceğini bilimezsiniz öyle değil mi! Tüm bunların yanında bir diploma sahibi olmak tabi ki de hiç fena olmazdı. Üniversite eğitimi doğru alındığında kişiye çok önemli katkılarda bulunuyor. Ama tek başına yeterli mi değil tabi ki… Kişinin kendisini sürekli yetiştirmesi gerekiyor. Biz yaşadığımız sürece okul devam ediyor aslında…

Son olarak, kendi blogunuzu ve aktif olarak yazarlık yaptığınız yerleri okuyucularımızla paylaşır mısınız?

Benim kendi çapımda zaman zaman yazdığım minik bir blogum var www.trendseli.com Full time çalışınca çok fazla zaman bulamıyor insan. Ama yazı yazdığımda kendimi çok rahatlamış ve biraz da stresten arınmış hissediyorum.

Onun dışında Trend&Tatil dergisini hazırlıyoruz, orada yazılarım oluyor. Zaman zaman Sosyal Medya Kulübü dergisinde yazıyorum.

Ve röportajımız burada sona erdi, umarım aldığınız yanıtlardan memnun kalmışsınızdır. Aklınızda takılan, sormak istedikleriniz varsa artık yorum olarak paylaşabilirsiniz 🙂