Webtekno, Türkiye’deki teknoloji sektörünün bir devi olarak adlandırılabilir. Ve elbette benim de genelde takip ettiğim bir web sitesidir 😎

Webtekno özellikle 2014 yılında Webrazzi Summit etkinliğinde “Yılın En Başarılı Youtube Kanalı” olarak birincilik ödülünü aldı.

Peki bu girişime hayat veren iş insanıyla tanışmaya ne dersiniz? Bence bu röportaj da sizin ilginizi çekecektir! 🙂

İbrahim Akman, öncelikle sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
Ibrahim AKMAN

İbrahim Akman

1985 yılında İzmir’de doğdum ve doğduğu şehre aşık biriyim. Koyu bir Altay taraftarıyım. Öğrenimimi İktisat/Maliye üzerine yaptım. Kısa süreli bir belediye çalışma hayatından sonra da öncesinde hobi olarak yaptığım ve yaparken mutlu olduğum işi yapmaya karar verdim. İnternet üzerinde farklı projeler geliştirerek girişimcilik denemeleri yaptım. Son 5 senedir de profesyonel olarak sevdiğim işleri yaptığım İzmo Bilişim’i kurdum.

Webtekno projesi nasıl hayata geçti?

Aslında proje biraz doğaçlama doğdu diyebiliriz. Girişimcilik dünyasına ilk giriş yaptığımız vakitlerde, sektöre flash oyun siteleri ile başlamıştık ve her geçen gün bu sektörün eriyeceğini tahmin ediyorduk. Yeni ve uzun soluklu projeler üretmemiz gerektiğin düşünürken teknoloji kısmında bir şeyler yapmaya karar verdik. Zaten takip ettiğimiz ve ilgi duyduğumuz bir sektördü. “Şöyle bir site olsa da buradan alsak tüm bilgileri” dediğimiz bir site oluşturmak istedik. Samimi, bizden biri gibi davranan bir yapı kurguladık ve daha sonra da webtekno ortaya çıktı.

Webtekno’nun diğer teknoloji girişimlerinden farkı nedir? Bu kadar kısa sürede nasıl başarı yakaladınız?

En büyük farkımızın internetin değişen dilini ve bu dili yakından yaşayan Y kuşağını iyi tanımak, isteklerini anlamak olduğunu düşünüyorum. Sektörün liderleri konumundaki rakiplerimizin bir çoğu yazılı basından gelmekte. Hatta bir çoğu dergi tabanlı ve hala dergileri çıkıyor. (Bunları okuyan var mı yahu? Markaların bu elime almadan inanmam anlayışı yüzünden adamlar da dergi basmaya devam ediyor. 5 bin tane dergi basıp masalarda heba olmasını da üzülerek izliyorlardır herhalde.) Biz ise internetin dilinden anlayan yeni nesil gençlerin okumayı sevdiği tarzda içerikler üretmeye çalışıyoruz. Daha samimi, onlardan biri gibi. TRT’de haber yazıyor gibi kurumsal bir sunuş dili artık ilgi çekmiyor. Bana da çok samimiyetsiz geliyor zaten. Hele ki, internet gibi özgür bir mecrada insanlar samimi ve onlara yakın içerikler üreten siteleri takip etmeyi tercih ediyor. Hızlı büyümemizin sebebini buna bağlıyoruz. 1 ay sonra 2. yaşımızı dolduracağız ve bu süreçte sektörün en fazla talep gören ilk 3 markasından biri olduk. Her ay ortalama 9 milyon insan sitemizi ziyaret ediyor. Alexa verilerine göre de Türkiye’de en çok ziyaret edilen ilk 100 siteden biriyiz.

Özetlersek; biz interneti iyi biliyoruz, onlar basını. Kim kazanacak zaman gösterecek 🙂

Sizin içerik ve haberlerizi okunabilir kılan kriterler nelerdir?

Bir kaç etken var. Video ve yazılı tüm içeriklerin samimi bir yapı da sunulması, içerikleri hazırlayanları kendilerine yakın hissetmeleri, çok fazla teknik detaya girmeden sonuca odaklı içerik üretilmesi, sosyal medyada haberler sunarken “şok şok, bu da oldu” gibi başlıklar kullanıp kullanıcıları kandırmamak vs. Artık insanlar bunları istemiyor. (Tam konusu geçmişken Milliyet’in facebook hesabından yaptığı paylaşımı unutamıyorum. Transfer dönemiydi. Ve paylaşılan haber: “İnönü’ye dünya yıldızı geliyor” başlığı ile sayfadan sunuldu. Haberin içeriği ise “Rihanna İnönü stadına konsere geliyor” Her aklıma geldiğinde gülerim bu konuya)

Örnek ile anlatmak gerekirse de, bir telefon incelemesinde arka kapağının altındaki vida sayısını söylemek yerine, “bu paraya bu telefon alınır arkadaş, kamerası ve oyun performansı iyi” mesajını insanların kafasını karıştırmadan vermesi diyebiliriz. Ama en önemlisi ise bunları verirken de marka kaygısı gütmeden insanlara doğruyu aktarması. Kötü bir ürüne iyi dememesi. Ya da reklam anlaşması yaptığı bir markanın ürününe farklı davranmaması. Bu konuda büyük problemler yaşıyoruz ama kesinlikle taviz vermiyoruz. İnsanların güvenlerini kazanmak çok zor, kaybetmek ise çok kolaydır. Bu konuya çok özen gösteriyoruz.

Webtekno’da şimdiye kadar en çok ziyaret alan içerik türleri nelerdi? Popüler olan başlıkların bazılarını bizimle paylaşır mısınız?

Özellikle, yeni teknolojiler, uzay, akıllı telefonlar, en çok ilgi gören içerik kategorilerinin başında geliyor.
Başlık vermek yerine sitemizi ziyaret ettiklerinde, en çok okunan ve paylaşılan haberleri görebilirler.

Webtekno yazarları son zamanlarda uzayla alakalı birçok içerikler ve videolar paylaşılıyor, bunun sebebi yeni çıkan ‘Marslı‘ filminin yarattığı merak ve endişeler olabilir mi? 🙂

Tam olarak öyle değil aslında. Uzay ile ilgili konulara ekip olarak oldukça meraklıyız. Bu konuda da sıkça aramızda tartışmalar yaşanır. İlgimiz olduğu için de farklı bir çok kaynağı takip ediyoruz. Bu konularda tartışırken kaynak gösteremeyince pek kale alınmıyorsunuz çünkü 🙂 Daha sonra bir kaç kez bunları webtekno üzerinden de sunduk. Çok ilgi gördüğünü de fark edince artık daha fazla bu tarz içerikler üretmeye karar verdik.

Rakiplerinizi ne kadar sıklıkla takip ediyorsunuz? Ve rakipleri takip etmenin faydalarını bizlere aktarabilir misiniz?

Rakiplerimizi her zaman takip ediyoruz. Ama bu daha çok kullandıkları teknolojiler hakkında oluyor diyebilirim. Yeni bir mobil uygulama yapmışlar mı?, site tasarımları değişmiş mi?, yeni bir konsept denemişler mi? Bazen bazı şeyleri deneyerek bulmanız gerekiyor olabilir. Mesela bir konsept, bir tasarım fikri gibi şeylerden bahsediyorum. Bulduğunuz her neyse sizin için süper olabilir ama hayata geçirdiğinizde hiç de öyle olmadığını görmüş olursunuz. Sonuç olarak tutan şeyleri takip edip, neden tuttuğunu analiz etmek için rakipleri mutlaka yakın markaja almak gerekiyor diye düşünüyoruz. Bazı zamanlarda bu size zaman kazandırabilir. Şu sözü hep sevmişimdir. “Normal insanlar hata yapar öğrenir, akıllı insanlar normal insanların yaptıkları hatalara bakar öğrenir.

Girişimcilik hayatınızda şimdiye kadar yaşadığınız zorluk neydi?

İzmir’de olmak diyebilirim buna kesinlikle. Bu şehirde bu işi yapabilmek huzurlu ve rahat, ama oldukça da zor. Çünkü bu sektörün kalbi İstanbul. Özellikle çalışan konusunda İzmir’de büyük sıkıntılar çekebiliyorsunuz. Tüm çalıştığımız ajanslar İstanbul’da. Mecburen bir ayağımız İstanbul’da maalesef.

Son olarak, sizin gibi girişken olmak isteyenlere “Bunları mutlaka bilmelisiniz!” diyeceğiniz şeyler var mıdır?

Çok sevdiğim bir Çin atasözü der ki; “Bir saat mutlu olmak istiyorsan şekerleme yap. Bir gün mutlu olmak istiyorsan balık tut. Bir hafta mutlu olmak istiyorsan tatile çık. Bir ay mutlu olmak istiyorsan evlen. Bir yıl mutlu olmak istiyorsan servete kon. Bir ömür boyu mutlu olmak istiyorsan sevdiğin işi yap…

Öncelikle mutlu olduğunuz işi yapmalısınız. Sektörünüz ne olursa olsun mutsuz olduğunuz bir iş hayatı ne size ne de o işe fayda sağlamayacaktır. Kendi performansınızı arttırmanın en kolay yolu sevdiğiniz işi bulmak ve onu yapmaktır. Sadece para kazanmak için yapılan işler hep kaybetmeye mahkum olmuştur. Özellikle bir girişimci yaptığı işe tutku derecesinde bağlanmalıdır. İşinizi sevin, para sonrasında zaten gelir.

Bu güzel röportaj adına bir şerefe! 🙂

Kremnievaya Dolina