Türkçe’ye “Arama Motoru Optimizasyonu” şeklinde çevrilen “Search Engine Optimization” kavramının İngilizce kısaltması olarak kullanılan SEO son yıllarda önemi hızla artan bir sektör haline gelmektedir. İnternet kullanıcısı sayısının giderek artması ve sosyal medya araçlarının popülaritesindeki hızlı yükseliş, Türkiye’deki sektör hacmini son 10 yılda ciddi bir boyuta ulaştırmıştır. Dünya piyasasında uzun zamandır adından söz ettiren SEO, dijital pazarlamanın önemini ispatlamanın yanı sıra işletmelerin ve reklam danışmanlığı veren firmaların da bu potansiyeli keşfetmelerine sebep olmaktadır.

Özellikle dünyanın en popüler arama motoru olan Google’ın hedef alınarak yapıldığı optimizasyon işlemleri arama motorunun çalışma methodunda sık sık yapılan iyileştirmeler sonucunda yalnızca güncel ve özgün bilgiler içeren web sitelerini üst sıralara taşımaktadır. Analitiklerin sürekli takip edilip uzun vadeli stratejiler geliştirilmesi gerekliliğine dikkat çeken bu yöntem, muhakkak bir uzmanla çalışma ihtiyacını doğurmaktadır.

Türkiye’de SEO Sektörü

Türkiye'de SEO Sektörü

SEO sektöründe tecrübeli ve yeterli bilgiye sahip, hatta “Uzman” olarak nitelendirilebilecek kişi sayısının kısıtlı olması firmaları bu konuda kapsamlı bir araştırma yapmaya itmektedir. Sitenin mevcut durumunun uygun yöntemlerle doğru bir şekilde analiz edilmesi ve hataların düzeltilip kalitesinin artırılmasına yönelik, kademeli bir yol izlenmesi gerekliliği göz önünde bulundurulduğunda, kısa zamanda site sıralamasını yükseltmeyi vadeden kişi ve kurumların vaadleri gerçekliğini yitirmektedir. Özellikle kısa vadede web sitelerini üst sıralara taşımayı garanti edenler tarafından kullanılan ve iyi niyetli olmayan, Google’ı kandırma mantığına dayalı “Black Hat SEO” teknikleri sitelerin Spam olarak tanımlanıp Google tarafından cezalandırılmasıyla, eski sıralamalarını da kaybetmelerine neden olabileceğinden büyük oranda risk taşımaktadır. Ülkemizde %98’lik bir kullanım yüzdesine sahip olan Google arama motorunun algoritmalarını devamlı olarak geliştirmesiyle etik olmayan bu yöntemler işlevini gün geçtikçe daha da kaybetmektedir.

Teknolojinin kullanım alanının yaygınlaşması ve arama motorlarının sürekli gelişmesi, SEO uzmanları ve şirketler için bilgilerini taze tutma ihtiyacını da beraberinde getirmektedir. Böylelikle dünyanın önde gelen SEO şirketlerinin çalışmalarının gözlemlenerek popüler SEO bloglarının düzenli olarak takip edilmesi kaçınılmaz olmaktadır. Bu alanda yeterli Türkçe kaynak bulunmaması, bilgi edinmek isteyenleri yabancı kaynaklara sevk ettiğinden, henüz başlangıç aşamasında olan Türkiye piyasasıyla uyumlu olmayan ve ülkeden ülkeye değişebilen SEO stratejileri, verim alma noktasında eksikliklere sebep olabilmektedir. Bu kapsamda bilgileri mevcut ülke piyasasıyla uyumlulaştırarak maksimum optimizasyonu sağlamak da SEO uzmanlarına kalmaktadır.

Teknolojinin birçok alanında olduğu gibi SEO konusunda da ülkeden ülkeye değişiklik gösterdiği bazı durumlar söz konusu olabilir. Arama motoru optimizasyonunda değişkenlerin etki düzeyinin incelenmesi ve sonuçların değerlendirilmesi esnasında, farklı kriterlerin mevcut olması kaçınılmaz bir durumdur. Her bölgenin kendine özgü popüler anahtar kelimeleri olabileceği gibi popüler arama motoru tercihleri de farklılık gösterebilir. %98’lik bir kullanım oranıyla en çok kulanılan arama motoru olarak Türkiye’de ilk sırada yer alan Google’ı ikinci sırada Yandex takip etmektedir. Böylelikle optimizasyon esnasında en çok göz önünde bulundurulan Google istatistik sonuçları olmaktadır.

Amerika’da SEO Sektörü

Amerika'da SEO Sektörü

Ülkemizde SEO Uzmanı olarak çalışan meslek grubunun da mevcut durumda ağırlık verdiği yine Google algoritmalarının çalışma mantığıdır. Türkiye’de SEO denildiğinde ilk akla gelen Google optimizasyonu olmasıyla birlikte, Amerika’da da durum bundan farklı değildir. İstatistiklere göre Amerika’da da kullanıcıların ilk tercihi Google olurken diğer arama motorları arasındaki pazar payı paylaşımının Türkiye’den farklılık gösterdiğini söylemek de yanlış olmayacaktır. Amerika’da Google’dan sonra en çok tercih edilen arama motoru Yahoo iken Bing de pazar payını git gide artırmaktadır. Web tarayıcılarının varsayılan arama motoru tercihlerinin de bu sıralamada oldukça etkili olduğu düşünülürse, Firefox’un Türkçe sürümünde Yandex’i tercih ederken, Amerika’da Yahoo’da karar kılması ülkeler arası SEO kriterlerindeki farklılıklara örnek olarak gösterilebilir.

Sosyal medya araçlarının da yoğun olarak etkilediği, paylaşım rakamlarıyla sıralamaları değişen web siteleri mevcut ülkenin ilgi alanına ve tercihlerine göre de SEO’da aktif rol oynar. Ülkedeki internet kullanıcı sayısı ve gelişmişlik düzeyiyle doğru orantılı olarak kullanıcıların genel seviyesi de bu konuda belirleyici bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Sektörel olarak değerlendirildiğinde de her ülkenin o anda popüler olan ya da yoğun ilgi gösterilen sektörü farklı olabileceğinden anahtar kelimelerin etkisi de birbirinden farklı olacaktır. Piyasa hacminin değerlendirilmesi sonucu mevcut rakipler ve kapasite düzeyleri de göz önüne alınması gereken değişkenlerdendir.

Web sitelerinin uluslararası pazarda bulunan yerini takip etmek ve sıralamasındaki değişimleri değerlendirmek de bu süreçte kaçınılmaz olacaktır. Uluslararası arama sonuçları için iSearchFrom, NewIpNow gibi sitelerden yararlanılarak sitenin faaliyet gösterdiği ülke dışından arandığında nasıl bir sıralamaya sahip olacağı da gözlemlenebilir.

Dünya genelinde olduğu gibi Amerika’da da en çok tercih edilen arama motoru Google olurken, ikinci sırayı Yahoo ve %20-25 kullanım oranıyla da üçüncü sırayı Bing almaktadır. Hal böyle olunca da Google arama motoru optimizasyonu noktasında daha geniş çaplı bir çalışma alanı bulunmaktadır. Google’ın eski Webspam ekip lideri olan Matt Cutts‘a göre de SEO dünyasının git gide zorlaşmaktadır. SEO’nun öneminin her geçen gün daha da farkedilmesi, artan rekabet ortamı, arama motoru şirketlerini daha da sıkı güvenlik önlemleri almaya yönlendirmektedir. Kullanıcılarının en doğru sonuçları görüntülemesini amaçlayan şirketler bu konuda farklı girişimlerde bulunmaktadır.

Amerika’nın güçlü SEO şirketleri bu rekabet ortamında başı çekerken diğer ülkeleri de kendilerini iyileştirmeye teşvik etmektedir. Örneğin dünyanın en popüler SEO birliklerinden biri olan MOZ tarafından geliştirilen “Moz Keyword Difficulty and SERP Analysis Tool” sayesinde belirlenen anahtar kelime ya da kelime gruplarının rekabet ortamında genel arama hacmi ve dünya sıralaması belirlenirken, daha az çaba ve zaman harcanarak en verimli sonuçları elde etmek mümkün hale gelmektedir. SEMrush tarzında siteler sayesinde de anahtar kelimelerin uluslararası rekabet statüsünü ölçmek mümkün olduğundan doğru anahtar kelime seçimi yapılması sonucunda rakipler tanınarak strateji geliştirmenin yanı sıra en doğru arama sonuçlarını görüntüleme fırsatı doğmaktadır.

“Google Analytics” lokasyon filtrelemesi sayesinde sonuç bazında diğer ülkelerle karşılaştırma yapabilmeye de imkan tanımaktadır. SearchMetrics gibi şirketlerin düzenli olarak yayınladıkları Amerika’daki “Aramalarda Sıralama Faktörleri” raporları, piyasayı yakından takip etmeyi kolaylaştırırken, Türkiye’de bu alanda yeteri kadar kaliteli şirket ve çalışma olmaması SEO Uzmanlarının ya da şirketlerin stratejilerini güncel veriler dahilinde değerlendirip düzenlemelerine engel olmaktadır. Bu sebeple deneme yanılma yöntemiyle daha uzun bir sürede sonuca ulaşılması kaçınılmaz hale gelmektedir.