Yazar Thomas Stern, arama motoru optimizasyonu olarak bilinen süreçleri irdelemek üzere sizleri bir geziye davet ediyor.

Başlangıçta, sadece bir ışık vardı. SEO çalışmalarının ilk işaretlerinin internetin şafağında yer alması şans olarak tanımlanırken, kısa süre sonra gündelik yaşamı bile bu çalışmalar etkileyecekti.

Yalnızca çeyrek asır sonra, SEO tek hücreli canlılıktan evrilerek yaşayan, nefes alan ve değer yaratma ile ilişkiler kurma konusunu başaran adapta olabilmiş bir yapı halini aldı. Bugün ise SEO, bilgiye aç kişileri hedeflenen yönde kişileştirilebilen, bağlantı kurulabilen ve medya ile ilişkilendirilebilen bir ağ ile birbirine bağlıyor.

SEO’nun akıllı bir geleceğe sahip olması adına, ilk olarak trendlerin açığa çıkması ve anlaşılması gerekiyor.

Yaşamın İlk İşaretleri (1991 – 2002)

SEO - Yaşamın İlk İşaretleri

Tim Berners-Lee, 6 Ağustos 1991 yılında, dünyanın ilk web sitesini yayınladı. Söz konusu site bugün de aynı hali ile yayındadır. Bunca yılın getirdiği ise, oldukça fazla sayıda web sitesinin kullanıcılara sunulması olmuştur. Bu siteler, bilgiye ulaşım yolunda optimize edilmiş olmalıdır.

Doğal olarak, internet pek çok web sitesi ile doldu ve kalabalık bir hale geldi. İlk arama motoru da daha çok yapı ve ulaşılabilir sisteme ihtiyaç duydu. Arama platformları bilgilere nasıl ulaşacağını ve bu bilgileri kategori haline nasıl getireceğini içerik ve arka plan optimizasyonlarına endeksleyerek geliştirmeye başladı. Örnekler içinde Excite da sayılabilir. (1993)

Çok kısa bir süre sonra, Yahoo (1994) ve Google (1997) gibi iki ana rakip sahneye geldi ve bilgi indexlemeyi ve bilgi dağıtımını nasıl geliştireceklerini ortaya koydular.

Aramalarda yukarılarda görünmek ve daha çok kişiye ulaşmak için çeşitli etiketlemeler, spam niyetindeki backlinkler, çeşitli klavye işlemleri pazarlamacılar tarafından yapıldı. Daha sonrasında ise ana algoritma güncellemeleri tamamlandı ve çeşitli SEO taktik ve ipuçları da etkileyici bir şekilde oluşturuldu.

Geleceğin devlerinden olan Google ise insanları birbirlerine bağlamanın gücünü ve bu uğurdaki fırsatları gördü. Bu nedenle de arama motorundaki kuralları ve teamülleri geliştirerek bugün internet ortamındaki önümüze gelen yapı oluşturuldu.

Erken Dönem (2003 – 2005)

SEO - Erken Dönem

Etik olmayan optimizasyon taktikleri sırasında, Google geliştiriciler ve içerik üreten firmalar için daha fazla tık almaları adına bir takım gelişimleri sağladı. Bu periyot pek çok güncellemeyi getirdi. Ancak etik olmayan noktalarda bir takım cezalandırma yöntemleri de uygulanmaya başlandı.

Gelişim sürecinin devam etmesi ve değer artırma çalışmaları adına arama motorları kullanıcının geçmişine göre bir düzenleme yapılabileceğini önerdiler. Aynı şekilde değerli ve gerekli bilgiye ulaşım noktasında da bu düzenlemeler ortaya konuldu.

Bu zaman zarfında, pazarlama ağırlıklı olarak aramalarda çıkma konusundaki linklemelere yoğunlaştı. Google’ın mottosu “şeytan olma” idi. Bu da şirketlerin ve oluşumların etik sınırlar içinde arama sonuçlarında etkin olmalarının Google tarafından istendiğini kanıtlıyordu. Bu şekilde daha kullanıcı merkezli ve kullanıcı odaklı bir yapı arama motoruna kazandırılmış oldu.

Orta Çağ (2006 – 2009)

SEO - Teknoloji Orta Çağı

Aramalardaki son trendler ve kullanıcı davranışları, arama deneyimlerinin etkilerine göre değişim göstermektedir. Bu süreç Google’ın uluslararası aramalarının medya öğeleri ile daha fazla içli dışlı olması için haberlerin, görsellerin ve videoların arama sonuçlarında daha aktif şekilde belirmesini ortaya çıkardı. Gerçek zamanlı güncellemeleri ile Google News, Twitter ve yeni nesil içerikler, zamanlama ve kullanıcı odaklı optimizasyonlara ihtiyaç duymaktadır.

2008 yılında, Google kullanılabilirliğini artırmak ve kullanıcı ile içerik bazında daha iyi ilişkiler kurmak için geçmişe yönelik bilgileri de göstermeye ve kullanıcıya önermeye başladı. Bu değişim, Google Trends ve Google Analytics gibi daha yoğun ve hedef gözeten optimizasyonların oluşmasına temel oluşturdu.

Bu kullanıcı odaklı SEO yaklaşımı, kişiselleştirilmiş web ortamı için uygun zemini oluşturdu. Pazarlamacılar yeni içerik ve medyaları aramalarda daha iyi şekilde bulunacak tarzda düzenlediler. Bu süreçte pazarlamacılar, kullanıcıların önüne daha yakın içerikler getirilmesini sağladılar.

Aydınlanma (2010 – 2012)

SEO - Kaliteli İçerik Kraldir (Aydınlanma Çağı)

Aramalarda kaliteli içeriğe yaklaşılması, SEO alanında önemli bir değişimi başlattı. Firmalar tık kazanmak için kullanıcı odaklı içerikleri gündeme aldılar.

Google tarafından büyük bir güncelleme yapıldı. İçerik kalitesi ve optimizasyonu ile ilgili olan bu değişimler, indexlenmede de etkili oldu.

Yeni değişimler ve arama kriterleri, merak, erişilebilirlik ve sosyal bağlantılar konusunda da kullanıcıları etkiledi. Google’ın Bilgi Grafikleri de paneller içindeki arama motoru sonuç sayfalarını kullanıcıların içeriğe doğrudan ulaşmasına gerek kalmadan indexlemeye başladı.

SEO sonuçlarının söz konusu sayfalarda (SERPs) direkt olarak listelenmesi, yeni reklam fırsatlarını oluşturdu. Kullanıcı deneyimlerini iyileştiren Google, bu şekilde daha hızlı sonuç alma konusunda da başarıya ulaştı.

Ek olarak, sosyal medyanın etkisi, sosyal medya sonuçlarının da büyümesine neden oldu. Bu süreçte, Google+ doğdu. İçerik görüntülenmesi konusunda bu önemli bir faktördü.

Bir web sitesinin başarılı şekilde optimize edilmesi, pazarlamacıların paylaşılabilen ve değerlenebilen içerikleri geliştirmesini sağladı. İçeriğin oluşturulup sosyal medya kanallarında paylaşılması, backlink için önemli geri dönüşler sağladı.

Modern Zamanlar (2013 – Günümüz)

SEO - Modern Zamanlar

Günümüzde, bazı çakışan yolları tespit ettik. Gizlilik ve kişileştirme arasında görülen bir sorunla karşılaştık.

Bu noktada kullanıcıların güvenlik ve diğer sebeplerden ötürü şikayetçi olduğu bilinmektedir. Dijital çevrenin kullanıcı çevresinde optimize edilmiş olması, bu duruma sebep olmaktadır.

Google gibi firmalar, kullanıcı bilgilerini kişiselleştirilmiş sonuçları baz alarak geçmiş, lokasyon ve kullanılan araç etrafında geliştirmektedir. Aynı bilginin ve verinin genel olarak pazarlamacılardan ve geliştiricilerden gizlenmesi de sağlanmaktadır.

Mobil ve lokal aramalarda ulaşılabilirliğin artması, bu SEO gelişmesi ile yakından ilgilidir. Bugün, web siteleri mobil optimizasyonları yapmadıkları taktirde aramalarda görünürlüklerini kaybetmektedirler.

Kullanıcıya ve optimize edilen araca göre segmentlenen içerikler, daha büyük fırsatların yükselmesini sağlamaktadır. Anahtar kelimeler, yapısal ilişkiler ve yapı bağlantıları bu noktada önem arz eder. Günümüzde bu nedenle içerikler ile ilgili büyük bir rekabet de vardır.

Gelecekte SEO

Gelecekte SEO

SEO’nun geleceği hakkında emin olduğumuz bazı noktalar var. Şüphesiz ki, kullanıcı etrafında içerik kalitelerinin ve birleşik içeriklerin artırılması hedeflenmektedir.

Internet daha kişisel bir mecraya dönüşüyor. Kullanıcılar minimum hareket ile maksimum içeriğe sahip olmaya çalışıyor. Akıllı teknik ve keşifler trendlerin daha iyi çözümlere ulaştırdığını gösteriyor.

SEO değer katma isteğine ve çeşitli platformlarda kişiselleştirilmiş aramaların olmasını arzulamaya devam edecektir. Markanızı bu optimizasyon değişimlerine göre hazırlamanızda fayda var. Bu şekilde içeriklere erişim ve bağlı içeriklerin birbirine gitmesi konusunda da avantaj yakalayacaksınız.

Pazarlamacılar bu süreçte daha güçlü içerikler ve kanallar oluşturmak zorundadırlar. Özellikle sosyal etkiye sahip kanallar doğru bir yaklaşım sonucu ortaya çıkmaktadır. Çevrimiçi içerikler de ilk akla gelen yöntemlerdendir.

İçeriklerinizin her platformdan, her yerden ulaşılabilir olduğuna emin olmanız, bu süreç için önemli bir faktördür. Yaratıcılık ve merak, ödüllendirilmektedir.

SEO alanında son 25 yılda gelişmeler göstermektedir ki, etik olarak bu aramalarda yer almak her zaman için markanız adına faydalıdır. Süreci daha aktif, daha kuralına uygun olarak çalışanlar ilerletmekte ve başarılı olmaktadır. Bu nedenle de, SEO araçlarını kullanırken bu konular mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.

Bu içerik ilk olarak Search Engine Land’ta Thomas Stern tarafından yayınlandı.